Büyüksağnak “İklim değişikliği insanoğlunun en büyük sorunudur”

Ülkemizde deniz kültürünün toplumun her katmanı tarafından daha iyi anlaşılması ve Mavi Vatan kavramının anlatılması için çabalayan isimlerden biri de Barbaros Büyüksağnak. Küresel ısınma ve iklim değişikliği kavramlarının yakın gelecekte insanlığı daha çok ilgilendireceğini düşünen Emekli Deniz Kurmay Albay Büyüksağnak, Norveç Askeri Ateşeliği sırasında tanıştığı Svalbard antlaşmasına Türkiye’nin de taraf olması için çalışıyor. Kuzey Kutup Dairesi’ne yaptığı seyahatlerle iklim değişikliğinin dünya ticaret rotalarında yapacağı köklü değişikliği de vurgulayan Büyüksağnak ile genç gazeteciler Emre Sertdemir ve Onur Hamzaoğlu’nun sohbeti sizleri mavi ufuklara sürükleyecek.

BÜYÜKSAĞNAK “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK SORUNUDUR”

Sayın Barbaros Büyüksağnak sizi tanıyarak başlamak istiyoruz. Çok yönlü bir kişiliğiniz var bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Öncelikle sizlere, beni böyle tanımladığınız için teşekkür ederim. Çok yönlü olmak güzel bir şey, bu bize biraz da mesleğin verdiği bir alışkanlık. Farklı farklı yerlerle ilgilenmezsen işleri iyi götüremezsin. Ben, şu an lojistik hocasıyım ve çocuklara şu öğütleri veriyorum; tamam lojistikçi olacaksınız ama aynı zamanda entelektüel bir birey olacaksınız, ülkenin şartlarını bileceksiniz. Sadece lojistikçi olmak değil mesele, her konuda genel bilgilere sahip olmak lazım. Ben esasında bir deniz subayıyım, bir denizciyim. Dolayısıyla ben kendimi denizci olarak görüyorum. Emekli olduktan sonra çok sevdiğim akademik dünyaya girdim. Piri Reis Üniversitesinde Lojistik programı boştu ve buraya girdim. 13 sene önce Norveç’te askeri ateşeliğim sırasında kutuplarla ilgilenmeye başladım. İTÜ Denizcilik Fakültesi 2017’nin başında kutup merkezini açıyor ve bu Türkiye’de ilk defa oluyor. Bu programın başına da çok başarılı bir kadın akademisyen, Burcu Özsoy getiriliyor. Kendisiyle tanışmam sonrası kutup işlerine yoğunlaştım. Kendisi benim tez danışmanım olmayı kabul etti, şuanda doktora yapıyorum.

Norveçte Askeri ateşeliğiniz sırasında iklim değişikliği ve kutuplardaki erime ile İlgili pek çok bilgi sahibi oldunuz. Bu göreviniz sırasında neler yaşadınız neler öğrendiniz bizimle paylaşır mısınız?

Norveç, dünyanın en çok yaşanmak istenen yerlerinin başında gelen bir ülke. Genellikle Kuzey Avrupa ülkeleri, Hollanda, Almanya bütün İskandinav ülkeleri hep buralar. Tabii burada 2 sene yaşamak ve toplumla beraber bir şeyler paylaşmak çok büyük bir tecrübeydi. Bir de tabii askeri ateşe olarak devletinizin askeri anlamda ilişkileri koordine etmek güzel bir şey. Norveç bir kutup ülkesi ve bizim pek bilmediğimiz bir kavram. Ben 2007-2009 yıllarında orada görev yaptım. Küresel ısınmanın yavaş yavaş hissedilmeye başlandığı yıllardı. Svalbard adalarını ilk defa burada duydum, Türkiye neden taraf değil yönünde yazılar yazdım. Deniz Lisesi’nde, Deniz Harp Okulu’nda okumuşum, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans yapmışım, Deniz Harp Akademisini bitirmişim kurmay olmuşum ve hep denizcilikle ilgili Türkiye’de ne varsa okumuşum. Ancak Svalbard’dan haberim yok, bu konuda bir eksik var. Nasıl olurda Türkiye gibi büyük bir ülke böyle bir yeri kaçırır. Ardından 4 kolla sarıldık bu işe, böyle bir gelişmeden uzak kalamazdık.

İklim değişikliği gerçekten küresel bir tehdit mi? İklim değişikliği ile mücadele etmek için karbon ayak izini azaltabilir miyiz? Nasıl mücadele etmeliyiz?

Dünyamızda yayılan bir hastalık, salgın var şu an. Ben bu konu hakkında bir yazı www.denizkartali.com’a yazdım. “Salgın mı küresel ısınma mı daha büyük tehlike” başlığında. Salgını bir şekilde halledeceğiz, aşılar ile yakında salgını atlatacağız. Ancak, esas tehlike öbür tarafta. Dünyada 7.8 milyar insan bulunuyor ve bunun çoğu Asya da yaşıyor.  Baktığımız zaman bu kadar insan fazla geliyor dünyaya. Herkes her gün bir tane pet şişe su içse ve bunu arabadan dışarı atsa, bu arabanın egzozundan çıkan karbondioksit yok olmuyor ki. Atmosfer denen bir olgu var ve bu gazlar burada toplanıyor. Karbondioksit oranı, sanayileşme devriminden öncesine göre o kadar arttı ki, dolayısıyla denge değişti. Hayatta bir denge olması lazım ancak bu denge bozuldu ve bunun dönüşü çok zor. Bu dengeyi bozarsanız doğa da size hesabını sorar bu kadar açık. Denge dediğimiz zaman, dünyanın da yüzde 71’i sulardan oluşuyor, okyanuslardan. Biz deniz deriz bakmayın, deniz dediğimiz küçücük bir şey esas olan okyanuslar. Okyanuslar sular bir tarafta, bir de atmosfer var, Hava olaylarının meydana geldiği rüzgarların, fırtınaların, kasırgaların meydana geldiği atmosfer. Okyanuslar ve atmosfer arasında denge değiştiği zaman her şey bitiyor. Deniz buzunun burada çok büyük bir önemi var. Deniz buzu denge açısından şöyle önemli; güneş ışınları vurduğu zaman beyaz bir renge vurursa çarpıyor ve yansıyor. Deniz buzlarının bembeyaz kuzey kutbunu kapladığını düşünün. Işınlar geliyor ve sekiyor.

Amaç ne? Deniz suyuna güneş ışını gelmiyor. Deniz ışını gelirse deniz ısınır ve üzerindeki buz kalmaz. Bu sebepten dolayı deniz buzlarının hayati bir önemi var. Dengeyi korumamız lazım. Dünyanın dengesi için çok önemli olan başka bir mevzu daha var. Okyanuslardaki bir akıntı. Suyun içinde su olur mu? Olur. Bu büyük bir akıntı, bütün okyanuslar üzerinden dünyayı dolaşan, büyük okyanuslar kuşağı isimli bir akıntı sistemi var. Dünyadaki bütün nehirleri toplayın ve 100 ile çarpın o kadar büyüklükte ve kuvvette bir akıntı var okyanusta. Ve bu o kadar önemli ki, bunu başlatan sistem de deniz buzları. Peki bu dolaşarak ne yapıyor? Isı, besin ve oksijeni bir yerden bir yere götürerek dünyadaki dengeyi sağlıyor. Deniz buzları olmazsa böyle bir sıkıntısı var.

İklim değişikliği ile birlikte kutup dairesinde erimeye bağlı olarak yeni bir ulaşım rotası ortaya çıktı. Kuzey kutup olarak isimlendirildi bu kıta. Kutup dairesinde kuzey rotası olarak adlandırılan yol güzergahı ile dünya ticareti yakın gelecekte nasıl şekillenecek?

İklim çok ciddi bir miktarda değişiyor ve kuzey kutbu bütün dünyadakinden 2.5 kat daha hızlı ısınıyor. Bunun sebebi dediğim gibi, buzlar eriyor, güneş enerjisi suyu ısıtıyor bu sefer ısınınca daha çok buz eriyor. İnsanlar, buzlar eridiği zaman diplerde yatan doğalgaza ulaşacak, petrole ulaşacak ve onlar daha da kirletecek. Eskiden deniz buzları olduğundan dolayı gidemiyordu gemiler. Buzlar eriyince orası trafiğe açılıyor. Yazın azalan bir buz miktarı var. Gemilerin seyir yapma imkanı oldu artık. Eskiden beri Avrupalılar, Çin’e daha kısa bir yol bulabilir miyiz diyerek yukarıdan seferler zaten yapmışlar. Orada da 2 tane güzergah var. 1 tanesi Asya ve Avrupa’nın kuzeyinden geçen kuzeydoğu geçidi denen yol, güzergah. Birde, Amerika’nın ve Kanada’nın üzerinden geçen kuzeybatı geçitleri denen güzergah. Bu iki güzergah üzerinde ciddi şekilde yatırımlar var. Özellikle Rusların kuzeyinden geçen güzergahta çok ciddi alt yapı yatırımları bulunmakta. Burada büyük bir potansiyel yaratmakta. Dünyada en çok mal deniz yolu ile taşınır. Beklentiler, 2050- 2060 yılları ile beraber deniz buzlarının iyice azalacağı yönünde. Dolayısıyla, Rus devlet başkanı Putin’in özellikle ilgilenmesi geleceğe yatırımla alakalı. Yeni buz kıranlar yapılıyor, olan buzları kırıp arkasından ticaret gemilerinin geçmesine imkan tanıyor. Klasik rotalara göre, Süveyş kanalı üzerinden gelen rotada %40 civarı bir tasarruf sağlıyor. Fakat, hava şartları hala çok kötü, çok soğuk ve hala buz var. Bu önümüzdeki yıllara yönelik bir adım gibi gözüküyor, şu an için ekonomik değil. Petrol ve doğalgaz oradan çıkarılacak. Turizm faaliyetleri çok arttı, bütün insanlar kutup ayılarını yakından göreyim, penguenleri yakından göreyim derken ayak izleri ile kirletiyoruz. Keşke kimse oraya gitmese.

Türkiye’de deniz kültürünün ve denizciliğin gelişmesi için neler yapabiliriz? Neler yapılmalı? Medyaya, bireylere ve yetkililere düşen görevler nelerdir?

Türkiye’de 2006 yılında çıkan bir kavram var, Cem Gürdeniz Amiralin çıkartmış olduğu ‘Mavi Vatan’ kavramı. Biz tabii genel olarak denizci bir millet olamadık, ancak son yıllarda çok ciddi bir farkındalık olduğunu görüyorum ve çok memnun oluyorum. Denize baktığım zaman bağımsızlık, enginlik hissi geliyor bana. Biz, Türkler olarak okyanusları hedeflememiz gerekli artık.  Yani deniz varken göl ile uğraşılmaz. Osmanlı İmparatorluğu belki de okyanuslara çıkmadığı için geri kaldı. Portekizlerin, İspanyolların yaptıklarını düşünün. Türkiye büyük bir devlet ve okyanuslara açılmamız lazım. Bunun içinde öncelikle okyanuslara açılmanın faydalı olduğunu insanlara inandırmak lazım. Bunu yapmak içinde denizcilik bilincini kazandırmak lazım. Türkiye olarak 8 bin 333 KM kıyımız var bunun kıymetini bilmemiz gerekli.

Gemi komutanlığı, askeri ateşelik gibi yüksek disiplin ve yüksek tempo içeren bir dönemden sonra yaşamınızda akademik bir sayfa açıldı, piri reis üniversitesinde süren akademik serüveniniz hakkında bilgi verir misiniz?

Akademik dünya mükemmel bir ortam. Lojistik sektöründe çok kısa 1 yıl gibi bir tecrübem oldu ancak bana göre olmadığını anladım. Üniversite çalışmak, makaleler üretmek, öğrencilere tecrübelerinizi aktarmak mükemmel bir duygu.

Deniz denince sizde hangi duygular kabarıyor?  Mavi algısı sizde nedir?

İnsan rahatlıyor ve engin bir his var karşında sana fırsat sunmaya hazır ama sen onla barışık olacaksın. İnsan doğayla mücadele edemez, doğanın kanunların uymamız gerekli. Denizleri dolduruyorlar, üzerine binaları yapıyorlar ve aşağıda bir deprem olunca hepsi yıkılıyor. Yani, insanlığın teknolojisi doğayla baş edemez. Doğanın dengesi de çok basit, sadece saygı duymak gerekli. Özellikle okyanuslara karşı bilmek lazım. Deniz, büyük engin bir fırsatlar ortamı kullanmasını bilene.

Kamuoyuna ne mesaj vermek istersiniz? serbest duygu düşünceleriniz nelerdir?

Dünyayı düşünen, çevresinin düşünen, bilinçli, saygılı insanlar topluluğu olmasını dilerim. Ütopik mi ütopik ancak bunu dilerim. Ancak, her geçen gün bunun tersini gösteriyor. Öğrencilerin kendini iyi yetiştirmesini tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: